hard work - Turc Anglais Dictionnaire

hard work

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "hard work" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 4 résultat(s)

Anglais Turc
General
hard work n. ağır iş
A chance to do as we please, especially to do as little hard work as possible, is a secret desire of almost everybody.
İstediğimizi yapma şansı, özellikle de mümkün olduğunca az ağır iş yapmak, hemen herkesin gizli arzusudur.

More Sentences
hard work n. sıkı çalışma
It is traditional to say that but, in this instance, I really do value the hard work and commitment that he has given.
Bunu söylemek gelenekseldir ama bu durumda verdiği sıkı çalışmaya ve bağlılığa gerçekten değer veriyorum.

More Sentences
hard work n. zor iş
However, the hardest work still lies ahead of us.
Bununla birlikte, en zor iş hala önümüzde duruyor.

More Sentences
Trade/Economic
hard work n. ağır iş
A chance to do as we please, especially to do as little hard work as possible, is a secret desire of almost everybody.
İstediğimizi yapma şansı, özellikle de mümkün olduğunca az ağır iş yapmak, hemen herkesin gizli arzusudur.

More Sentences

Sens de "hard work" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 59 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
work hard v. didinmek
General
work hard v. harıl harıl çalışmak
work hard v. sıkı çalışmak
work very hard v. çok çalışmak
work hard v. uğraşmak
work hard v. emek çekmek
work hard v. yoğun çalışmak
work hard v. çok yoğun çalışmak
do a hard day's work v. yoğun bir çalışma günü yaşamak
do a hard day's work v. (işte) çok çalışmak
do a hard day's work v. yorucu bir çalışma günü geçirmek
do a hard day's work v. (işte) çok yorulmak
do a hard day's work v. zor bir çalışma günü geçirmek
work under hard conditions v. zor şartlar altında görev yapmak
work under hard conditions v. zor şartlar altında çalışmak
work hard at something v. bir şey üzerinde çok çalışmak
work hard v. çalışıp çabalamak
Phrases
work hard play hard expr. sıkı çalış sıkı eğlen
love is hard work expr. sevgi emektir
hard work pays off expr. sıkı çalışma karşılığını verir
Proverb
little hard work never killed anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
little hard work never hurt anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
little (hard) work never hurt anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
a little (hard) work never hurt anybody biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
a little (hard) work never killed anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmaktan kimseye zarar gelmez
a little (hard) work never hurt anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
a little (hard) work never hurt anybody biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmaktan kimseye zarar gelmez
a little (hard) work never killed anybody biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
a little (hard) work never killed anybody biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmaktan kimseye zarar gelmez
a little (hard) work never hurt anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmaktan kimseye zarar gelmez
a little (hard) work never killed anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
Colloquial
hard work always pays off expr. sıkı çalışma her zaman karşılığını verir
Idioms
work hard v. tüm yolları denemek
work hard v. elinden geleni yapmak
put in a hard day at work v. işinde çok çalışmak
put in a hard day's work v. işinde çok çalışmak
put in a hard day at work v. iş yerinde yoğun bir gün geçirmek
put in a hard day's work v. iş yerinde yoğun bir gün geçirmek
make hard work of something v. bir şey için gerekenden daha fazla uğraşmak
make hard work of something v. bir işin için haddinden fazla uğraşmak/didinmek
make hard work of doing something v. bir şey için gerekenden daha fazla uğraşmak
make hard work of doing something v. bir işin için haddinden fazla uğraşmak/didinmek
hard work is not easy expr. sıkı çalışmak emek işidir
hard work is not easy expr. sıkı çalışmak çaba gerektirir
hard work is not easy expr. sıkı/çok çalışmak zordur
hard work is not easy expr. çok çalışmak kolay değildir
too much like hard work expr. devam ettirmesi aşırı stresli
too much like hard work expr. aşırı yorucu
too much like hard work expr. devam etmesi aşırı zor
too much like hard work expr. devam ettirmesi aşırı zahmetli
too much like hard work expr. aşırı zor
Speaking
come home from a hard day's work v. yorucu bir iş gününden sonra eve gelmek
don't work too hard expr. (birisiyle vedalaşırken) kendine iyi bak/kendini fazla yorma anlamına gelen bir söz
I believe in hard work expr. ben sıkı çalışmaya inanırım
don't work too hard expr. çok çalışma
our hard work paid off expr. sıkı çalışmamızın karşılığını aldık
you work very hard expr. çok çalışıyorsun
I should work hard expr. sıkı çalışmalıyım
I don't know why you work so hard expr. neden bu kadar çok çalışıyorsun anlamıyorum